Biyomimetik Teknoloji Doğayı Taklit Ediyor

Biyomimetrik Teknoloji Doğayı Taklit EdiyorBilim adamları, Allah'ın doğada yarattığı tasarımları görüp incelemekte ve bunlardan ilham alarak yeni teknolojiler geliştirmektedirler. Bu yönelim yeni bir bilim dalı doğurmuştur: "Biyomimetik". 'Doğadaki canlılardan taklit' anlamına gelen ve özellikle son dönemlerde teknoloji dünyasında adından sıkça söz edilen bu bilim dalı, insanlara önemli ufuklar açmıştır. Canlılarda bulunan sistemlerin yapısını taklit etme bilimi olarak bilinen biyomimetiğin ortaya çıkışı, bugün evrim teorisini savunan bilim adamları için de çok büyük bir hezimet olmuştur. Çünkü, evrim basamağının en gelişmiş canlısı olarak kabul ettikleri insanın sözde kendinden daha ilkel olması gereken canlıları taklit etmeye çalışması, onlardan ilham alması evrimciler açısından kabul edilemez bir durumdur.

Bu kitapta biyomimetik ve biyomimikrinin doğada mevcut olan kusursuz sistemleri örnek alarak katettiği gelişmeler ele alınmaktadır. Daha önce pek dikkat çekmemiş, ancak canlılığın yaratılmasından bu yana doğada var olan benzersiz tasarımlar incelenmektedir. Aynı zamanda, evrim teorisini savunanlara söyleyecek tek bir söz dahi bırakmayan doğadaki akıl dolu mekanizmaların hepsinin alemlerin Rabbi olan Allah'ın örneksiz yaratmasının eseri olduğu anlatılmaktadır.

Doğadaki Mühendislik

Çok farklı dallara ayrılan mühendisliğin amacı, insan yaşamını daha konforlu, daha güvenli hale getirmek ve günlük hayatı kolaylaştırmaktır. Köprülerin güvenliğinden, ulaşım araçlarının konfor ve hızına, evde kullanılan basit mutfak aletlerinden, savaş teknolojisine kadar insan hayatında yer alan pek çok detay mühendislik tasarımlarının ürünüdür. Bu tasarımlar eğitimli ve deneyimli mühendislerin yıllar süren araştırmaları, birikimleri ve çalışmaları sonucunda ortaya çıkar.

Tıpkı bizim hayatımızı kolaylaştıran bu tasarımlar gibi, doğadaki canlıların bedenlerinde de sayısız mühendislik tasarımları bulunur: Kusursuz işleyen kanatlar, kimya laboratuvarları gibi işlev gören hücreler, karanlıkta görmeyi sağlayan kızılötesi gözler, darbelere ve zor şartlara dayanıklı deriler, kaygan zeminde yürümeyi olanaklı kılan vantuz ayaklar bunlardan sadece birkaçıdır. Canlılardaki bu tür mükemmel tasarımlar ile teknolojiyle paralel olarak gelişen insan yapımı tasarımlar karşılaştırıldığında ortaya şaşırtıcı bir sonuç çıkmaktadır: Tasarlanan ürünlerin hemen hepsi doğanın birer taklidi olmaktan öteye gidememekte, hatta çoğu zaman canlılardaki üstün tasarımın seviyesine ulaşamamaktadır.

Allah'ın Renk Sanatı

Doğada var olan her canlının sahip olduğu renklerin, desenlerin, beneklerin hatta çizgilerin bile bir anlamı vardır. Kimi zaman aralarında bir iletişim aracı, kimi zamansa düşmanlara karşı bir uyarı olarak kullandıkları renkler canlılar için hayati önem taşımaktadır. Öyleki o canlının sahip olduğu rengin tonunun açık ya da koyu olması, çizgilerinin yönü bile özel olarak belirlenmiştir.

Dikkatli bakan bir göz, gökyüzünün masmavi ferahlatıcı renginin, çiçeklerin rengarenk görünümlerinin, yemyeşil ağaçların, otlakların, gece zifiri karanlık içinde dünyayı aydınlatan ayın, yıldızların ve daha saymakla bitirilemeyecek kadar çok güzelliğin Allah'ın sanatının tecellileri olduğunu anlayacaktır.

 

 

Doğadaki Tasarım

Doğadaki canlılar son derece kompleks vücut sistemlerine sahiptir. Bir kuşun tüylerini, bir yarasanın sonar sistemini ya da bir sineğin kanat yapısını incelediğimizde, karşımıza olağanüstü sayılacak derecede detaylı tasarımlar çıkar. Ve bu tasarımlar, bizlere açık bir gerçeği gösterir: Tüm canlıları, Allah kusursuzca yaratmıştır.

Charles Darwin'in 19. yüzyılda ortaya attığı evrim teorisi ise, yaratılışı reddetmekte ve doğadaki tasarımların, doğal süreçler sonucunda "kendiliğinden ve tesadüfen" oluştuğunu öne sürmektedir. Evrim teorisine göre, bu oluşumun temel mekanizması da "kademe kademe gelişim"dir.

Ancak 20. yüzyılın bilimsel bulguları, canlılardaki tasarımların "kademe kademe gelişim" iddiasıyla açıklanamayacağını ortaya koymuştur.

 

Bu site Harun Yahya'nın eserlerinden faydalanılarak hazırlanmıştır.
www.harunyahya.org